Menü Kapat

“Akıllı sistemlerin” aklı nereden geliyor?

Sürekli adını duyduğumuz “akıllı sistemlerin” aklı nereden geliyor? Burada akıldan kastedilen bir insan aklı gibi dış dünyayı yorumlayabilen ve bu yorumlar üzerine aksiyon üretebilen sistemler. Bu sistemlerin hemen hepsinin ortak noktası elektronik bir kontrol sistemine sahip olmaları. Yani merkezinde sistemi kontrol eden ve ona “akıllılık” özelliğini veren bir “elektronik beynin” bulunmasıdır.

Elektronik tasarımlarda beyin vazifesini “mikrodenetleyici” adı verilen birimler görüyor. Mikrodenetleyicileri kendi içerisinde CPU, bellek (kalıcı ve geçici) , giriş çıkış birimleri ve farklı çevrebirimler içeren tek çiplik bilgisayar olarak tanımlayabiliriz. Sahip olduğu CPU’nun komutları ile programlanabilen mikrodenetleyiciler içerisindeki program kodunu “sürekli” bir biçimde çalıştırırlar. 

CPU komut seti ile programlanması gereken mikrodenetleyicilerin kendi komut setine assembly dili adı verilir. Ancak günümüzde assembly dillerinin kullanımı iyice azalmış durumda. Bunun yerine C programlama dili kullanılmaktadır. Piyasada hemen her mikrodenetleyici ailesinin C derleyicisi bulunuyor. Giderek C++ dilinin kullanımının da arttığını görüyoruz. 

İşte bu nedenlerle bir mikrodenetleyici ailesi ile çalışmak için öncelikle o ailenin mimarisini öğrenmek gerekiyor. İkinci olarak da C programlama dili bilgisi. Bundan sonra C dili ile istediğimiz uygulamaları mikrodenetleyici üzerinde gerçekleştirebiliriz. “Akıllı” sistemlerdeki “akıllılık” bu sistemlerin içerisindeki yazılımlardan geliyor diyebiliriz. Bu sistemler içlerindeki yazılımlar sayesinde sensörlerle çevreden alınan bilgileri yorumlayıp buna göre eylemler üretebilir. Buradaki eylemler, ses, hareket, sıcaklık üretmek gibi şeyler olabilir. Ya da dijtal veri üretip bunun başka bir birime aktarımı olabilir.

Günümüzde “nesnelerin interneti” gibi yeni teknolojilerle mikrodenetleyicilerin kullanım alanı da giderek artıyor. Hem kapasitelerinin artması hem de fiyatlarının giderek düşmesi ile hemen her nesnenin içerisinde bir mikrodenetleyici bulunacak dersek çok da imkansız bir öngörüde bulunmuş sayılmayız.

İşte bu nedenlerle günümüzde üretilecek hemen her ürünün bir şekilde elektronik ve mikrodenetleyicilerle ilişkisi olacak diyebiliriz. Bir çamaşır makinası da, bir oyuncak da, bir savaş uçağı da, bir elektrikli otomobilde içerisinde  1 veya 10’larda mikrodenetleyici içermektedir. Bu nedenle teknoloji üretiminde ciddi isek bu konulara önem vermek zorundayız. 

Gömülü Sistem eğitimlerinde bu akıllı sistemlerin tasarımında kullanılacak mikrodenetleyicilerin programlanması ile ilgili bilgi ve becerileri kazandırarak ülkemizde teknoloji üreten firmalara destek vermeyi amaçlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir